KAŞGAR’DA TÜRK MİLLETİNE “ÇİN İŞKENCESİ”: ZHANGQIAN PARKI /张骞公园

Günümüzdeki konumu ile Kaşgar İlinin Güneyinde yer alan Yeni şehir ilçesine bağlı Kumbas bölgesinin doğusunda,

doğu çevre yolu ile D 315 yolunun bağlantı noktasında devasa bir Park peydahlandı: Zhang Qıan Parkı : 张骞公园

Tam Adı: Zhang Qian Anıt Salonu ,Suluk Tarih Müzesi, Bilim ve Teknoloji Kültür Merkezi张骞纪念馆·疏勒历史博物馆、科技文化中心

“Zhangqian Parkı” 1300 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Tarihi ve kültürel alanlar, Folklor alanı, dinlenme ve eğlence alanları,  çocuk eğlence alanları olmak üzere dört faaliyet alanına ayrılmıştır. Buralarda Zhangqian Anıt Salonu, Bilim ve Teknoloji Müzesi, yıldızlı Otel ve diğer binalar inşa edilmiştir. Böylece Park Zhang Qian Anıt Müzesi, “Suluk devleti Tarih Müzesi, Bilim ve Kültür Merkezi, pavyonlar, çay evleri, heykeller ve diğer tesislerle donatılmış,  15.000’den fazla meyve ağacı dikilmiş 400.000 metrekarelik yeşil alana sahiptir.

Toplam yatırım tutarı   120 milyon yuan (20 Milyon Dolar)dır.

Bu parkın yapımına başladığı tarih ve bitiş tarihi kayıtlarda yer almıyor. Anlaşılan Çin kurnazlığı gereğince “ta ezelden vardı” diyebilmek için bu bilgiyi “atlamış”lardır.  Ancak araştırmalarım sonucu bu parkla ilgili ilk yazının 18.11. 2014 tarihli olduğu görülmektedir[1]. Canlı şahitten aldığım bilgiye göre 2018 yılının Çin Bayramı burada kutlanmış.

Dolayısı ile bu parkın yapımı “Çin Rüyası”nın dünyaya ilan edildiği 2012 yılının sonunda başlamış olmalı nitekim Zhagn Qıan Parkının yapım amacı şu şekilde ifade edilmektedir: “Zhang Qian Parkı, Zhangqian’ın Batı Bölgelerine erişimini anmak için inşa edildi. İşbu park Zhang Qian’ın memleketi olan Shaanxi eyaleti Chenggu İlçesinde bulunan Zhang Qian Anıt Sarayı  ile birleşince Doğu-Batı arasında  bir uyum  trendi oluşturmaktadır.”

 

Parktaki heykelde Zhangqıan şöyle tarif edilmektedir: “İpek Yolunun Öncüsü,  Seçkin diplomat,  Ulusal Kahraman. “[2]

Önce kısaca bilgi verelim:  Zhang Qian (MÖ ? – MÖ 114 ) Batı Han (西汉M.Ö 202 — M.S 8)  Hanedanlığı’ndaki seçkin bir casus ve diplomat olup, ayrıca antik  “İpek Yolu’nun öncüsü” olarak ta bilinir.

Han Hanedanlığı İmparatoru HanWudi Liuche(汉武帝刘彻M.Ö 156年?—MS. 87) Hunlara  karşı yürüttüğü saldırı politikası için elverişli ittifaklar aramaya başlar Çin seddi dışına, Batı Bölgeye bir elçi göndermeye karar verir. M.Ö 138’de Zhang Qian tam yetkili olarak Batı Diyar (西域) ülkelerine gönderilir. Henüz yolun başında Hunlara ele esir düşer. Çince kayıtlara göre “ZhangQian on yıllık esir hayatı boyunca Hunlar ona çobanlık yaptırdı,  atlara baktırdı ağır şartlarda çok çalıştırdı. Ama on yıl boyunca, asıl görevini hiç unutmadı, Hunlar hakkında istihbarat bilgiler toplamayı ihmal etmedi ve bir fırsatını bulup kaçmayı başardı”.[3]

Ama o hemen yurduna dönmez ve görevini tamamlamak için tekrar yola koyulur ve Fergane’ye kadar gider. Zhang qian geri dönüş yolunda da Hunlara yakalanır bir yıl ellerinde kaldıktan sonra kaçar ve toplam on iki yıl sonra M.Ö 126’da Çin sarayına döne bilmiştir. Bu arada batı bölgeler  hakkında pek çok bilgi edinmiş, zenginliklerini görmüştür ve bu topraklarla ilişkileri sürdürmenin yollarını Padişah Hanwudi’ye  anlatır.  Bu yönüyle Zhang qian, Çin’in dış dünyayı ilk keşfetmesini sağlayan, Batı Diyar –Orta Asya politikasını başlatan kişidir. Yani Çin’in Çin seddiinden dış dünyaya kafasını çıkaran ilk diplomatıdır.

 

Kaşgar deyince her Türk’ün ilk aklına gelen ortak değerimiz Kâşgarlı Mahmud’un mezarı hakkında  Türk Dil Kurumunun resmi yayın sitesinde şu bilgiler  yer almaktadır :

“Kâşgarlı Mahmud’un Mezarı bugün türbe hâline getirilmiştir. Opal köyünün 4 kilometre kuzeybatısındaki bir bahçe içerisinde bulunmaktadır. Uygur Türklerinden Yasin Kari, ailesinden kalma türbedarlık geleneğini sürdürmekte ve Kâşgarlı Mahmud’un mezarıyla, türbesiyle yakından ilgilenmektedir.
Bahçenin girişine Kâşgarlı Mahmud’un yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir heykeli dikilmiştir. Külliye şeklindeki türbede hacet yeri, halvet yeri, çilehane, tilavethane yer almaktadır. Bahçede bugün müze hâline getirilmiş bir bölüm ve bir mescit bulunmaktadır. Türbenin 1829 ve 1897 yıllarında iki kez onarım gördüğü kitabelerde kayıtlıdır. Yakın zamanda da binaların onarımdan geçirildiği anlaşılmaktadır. Bu onarımlarla türbenin ve külliyenin asıl biçiminin zaman içinde değişikliğe uğradığını söylemek mümkündür.”[4]

 

Kargarlı MAHMUT türbesi küçük bir avlunun içinde, kerpiçlerle yapılmış olup Uygur Ailenin çabaları ile korunagelmiş olsa da daha şimdiden Çince arama motorlarındaki fotoğraflara artık erişilemiyor.

Bay Zhangqıan için yapılan park ise özellikle Kaşgar’da  M.Ö 200 yıllarda var olan “Suluk Uygur Devleti” nin izlerini taşıyan “Suluk ilçesi (shule 疏勒县)bölgesine, 1300 dönümlük bir arazi içine binlerce yıl ayakta kalabilecek teknik özelliklerle inşa edilmiştir.

Bugüne Kadar Uygurlar Türk Milletinin Ortak kültürel değerlerini canları pahasına korumuştu.

Şimdi Çin Türk dünyasının şuursuzluğu ve İslam Aleminin sorumsuzluğundan aldığı cesaret ve elde ettiği imkanlarla Uygurları kökünden yok etmek peşindedir.

Uygurların uğramakta olduğu fiziki soykırım Türk Dünyasının canını acıtmamış olabilir. Onun için Uygurlar kendi acısıyla kavruluyor.

Ancak şimdi Uygurlar bitkin düşünce Çinliler Türk Milletinin ortak tarihi değerlerini yerle yeksan etmekte ve Türk Milletine meydan okumaktadır.

Yani Doğu Türkistan’da Türk izi silinmekte ve yerine kendi uydurdukları tarihi kayıtlara göre Çin izi yerleştirilmektedir. Hem de “derin izler”.

Türk Milletinin köklerini yaşatmak için kendilerini feda eden Uygurlar yok edilince Türk Milletinin tarihi izlerinin nasıl sahipsiz kalacağını, köklerinin nasıl kuruyacağını buradan anlamak zor olmasa gerek.

Çin şimdiye kadar “Uzaktakine cilve yap, yakındakine saldır  远交进攻” hilesini kullanarak Türkiye’deki karanlık yardakçıları vasıtasıyla Türk Milletini “Uygurlar Çin devleti sayesinde Mutlu, Mesut yaşıyorlar” masalıyla uyutmayı,  Uygurların göklere yükselen feryat- figanlarının  “CİA komplosu olduğu” propagandası ile kandırmayı başarmıştır.

Ancak konu artık Uygurların yok olmasıyla sınırlı kalmayacak kadar büyümüştür.

Uygurlara sahip çıkmak bir lütuf değildir, Türk Milletinin var oluş mücadelesinin gereğidir.

 

 

 

 

 

[1] http://xj.people.com.cn/n/2014/1118/c188533-22940064.html

 

[2] https://www.jianshu.com/p/a3f4b030de81

[3] https://baike.baidu.com/item/%E5%BC%A0%E9%AA%9E/660225

[4] dk.gov.tr/divanu-lugatit-turk/kasgarli-mahmudun-turbesi/

Yorum yaz