Birleşmiş Milletler: Yaklaşık bir milyon Uygur gizlice gözaltına alındı Sincan büyük çaplı bir gözaltı kampına dönüştü

ÇKP heyeti başkanı Yü Jianhua

Birleşik Milletler’den bir heyet, birçok güvenilir raporlara göre yaklaşık bir milyon Uygur’un gizlice gözaltına alındığını belirtti: “Pekin dini radikalizm ile mücadele ve istikrarı koruma adı altında Sincan Uygur Özerk Bölgesi(Doğu Türkistan)’ni sır perdesi ile örtülmüş büyük çaplı bir gözaltı kampa dönüştürerek, “insan hakları olmayan bölge” haline getirdi. (no rights zone)

BM ırk ayrımcılığı kardırma komitesi üyesi Gay Mc Dougall

BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılma Komitesi üyesi Gay Mc Dougall

“Birleşmiş Milletler’in Irk Ayrımcılığını ortadan kaldırma komitesi” cuma günü Çin’in,”Her türlü Irk ayrımcılığını ortadan kaldırılmasına ilişkin Uluslararası Sözleşme”sini uygulama durumunu gözden geçirdi. Sincan’daki Uygurların insan hakları durumu bu heyette ciddi endişe yarattı. Heyetin bir üyesi olan Gay McDougall, birçok raporlardaki tahmini hesaplamaları dile getirerek, Sincan’daki milyonlarca Uygur ve Müslüman azınlığının “Beyin yıkama ” eğitim kamplarına zorla alındığını ifade etti.

Milyonlarca Uygur “Yeniden eğitim kamp” larına alındı
Onun ilk konuşmasının zamanaşımı nedeniyle kesintiye uğramasına rağmen, yine de sonraki konuşmasında Çin heyetinin, milyonlarca Uygurların eğitim kamplarına zorla atılışı ile ilgili sorulara cevap vermesini ısrarla talep etti.
O şöyle dedi: “Umarım Çin heyeti, birçok raporda yer alan, bu bölgedeki milyonlarca insanın gözaltına alınmasıyla ilgili soruya cevap verecektir. Size sormak istiyorum, lütfen detaylı gerekçeleri açıklayınız, halk neden sözde eğitim kamplarına atılıyor? Onlara ne tür bir yasal işlem uygulanıyor? Lütfen bize bu uygulamaların yasal dayanağının ne olduğunu anlatın? Polislerin ellerinde gözaltına alınma nedenleri hakkındaki bir raporu var mı? Bize bu tür raporların herhangi bir kopyasını verebilir misiniz? Bu kampın kurulma amacını ve insanların eğitim kamplarına atıldığı zaman neler yaşandığını bize anlatın.”
O ayrıca Çin hükümetinin, Yurtdışındaki Uygur öğrencilerin Çin’e dönme talep etme politikasını da gündeme getirdi, “Son yıllarda kendisi isteyerek veya zorla Çin’e dönen Uygur öğrencilerin durumu nedir?”. O, 2012 yılında Tayland, Kamboçya, Malezya ve 2017 yılında Mısır ve Türkiye’den dönen Uygur öğrencilerin durumunu anlatan raporları dile getirdi. O, bazı raporlara göre yüzlerce insanın kaybolduğunu, bir kısmının gözaltında tutulduğunu ve bir kısmının gözaltındayken öldürüldüğünü söyledi.
Mc Dougall, Çin hükümetinin dini radikalim ile mücadele ve istikrarı koruma adı altında Uygurları baskı uyguladığına ait raporlardan derin endişe duyduğunu bildirdi. O Sincan’da, günlük selamlaşma, sakal bırakma, hicap giyme gibi birçok İslami gelenekleri korumanın ve hatta devlet televizyon programlarını izlemeyi reddetmenin de yetkililer tarafından gözaltına alınma gerekçeleri olabileceğini söyledi.
Büyük çaplı sıkı denetim ve yasal önlemler
Gay McDougall ,Yetkililerin Sincan’da Uygurlara karşı uygulanan kontrol noktalarında durdurup vücut araması, cep telefonları tarama,12 ila 65 yaş arası kişilerin DNA örnekleri ve göz tanımlama verileri de dahil biyometrik verilerini zorla toplama gibi geniş kapsamlı denetleme önlemlerin olduğunu belirtti. Ayrıca bütün Uygurların elindeki seyahat belgelerinin zorla geri alındığını ve tekrar izin için yıllarca beklemeleri gerekebileceğini dile getirdi.
O, yakında Pekin’in ulusal güvenlik yasaları, terörle mücadele yasaları, siber güvenlik yasaları ve Diyanet İşleri Yönetimi Kurallarına yapılan son değişikliklerin, Uygurlar ve diğer azınlıklara karşı daha sıkı bir denetimi ifade ettiğine inanıyor. O, bunun gibi yasal düzeltmelerin devlet güvenliği için yanlış ve belirisiz tanımlar içerdiğini, terör ve dini radikalizm ile ilgili suçların, herhangi bir davranış ve ayrımcılık içeren devalarda kötüye kullanılmasına yol açtığını belirtti.
Bu heyetin diğer üyesi Verhene Shepherd da, çift dilli eğitim politikasında Uygurcanın yerini Mandarin Çincesinin aldığını söyledi. Sincan’ın Hotan İlçesinde, eğitim yetkilileri, Uygurcanın okullarda kullanımını yasaklayan bir kararı onayladılar. O Çin heyetine “Bunu doğrulayabilir miyiz? Çin Anayasasına ve Etnik Bölgesel Özerklik Kanununa göre, hükümet azınlıkların dil haklarını nasıl koruyor?” diye sordu.
Bu heyetin diğer üyesi Fatima-Binta Dah büyük çapta keyfi olarak tutuklanan milyona yakın Uygur konusunda Çin heyetine şöyle sordu:” Şu an Uygurların Çin’deki dini inanç özgürlükleri ne durumdadır? Onların dini inanç özgürlükleri ne tür yasal güvenceye alınmıştır?”
Cuma günü, buradaki yaklaşık 50’e yakın Çin heyeti üyeleri bu konulara cevap vermedi.
Çin, BM’in “Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme”sinin taraf devletidir. Bu Sözleşme kapsamında kurulan” Birleşik Devletler Irk Ayrımcılığını ortadan kaldırma komitesi” 18 uzmandan oluşmaktadır, bu komite taraf olan devletlerin sözleşmeyi uygulama durumunu denetler. Çin’in bu sözleşmeyi uygulama durumunu değerlendirme faslı 10 ila 13 Ağustos tarihleri arasında Cenevre’de yapılıyor.
Cuma günü yapılan toplantıda Çin heyet başkanı Yu Jianhua, bu sefer değerlendirmesi yapılan on yıllık zaman zarfında Çin’in azınlık haklarının korunmasında önemli başarılar elde ettiğini söyledi. O, Şi Cinping’in Çin Komünist Partisi 19. Ulusal Kongresinde ortaya koyduğu “Çin Milli Ortak Topluluk Bilincini Güçlendirme” kararının “Çin’in yeni çağ milli politikasının öncü ideolojisi” olduğunu söyledi
Ancak komitenin Çin’i değerlendirme raportörü, İspanya doğumlu Nicolas Marugan, Çin’deki azınlıkların yoksulluk ve eşitsizlikler oranının hala Çinlilerin ortalama oranına nazaran en yüksek olduğunu söyledi. O Çin heyetinden, etnik azınlıklar arasındaki yoksulluğun azaltılması ile ilgili güncel ve sınıflandırılmış verileri sunmasını talep etti.
O, Komitenin 2001 ve 2009 yılındaki gözlemleri sonucunda ortaya konan tavsiyelerine rağmen, Çin’in hala bugüne kadarki yasal düzenlemelerinde Irk ayrımcılığı ile ilgili kavramların bu Uluslararası Sözleşme ile uyuşmadığını belirtti.
“Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme” 1965 yılında BM Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve 1969 yılında resmen yürürlüğe girmiştir. 2014 yılına kadar bu sözleşmeye imza atan ülke sayısı 175 e ulaşmıştır ve tüm ülkeler tarafından onaylanmış en geniş kapsamlı insan hakları sözleşmelerinden biridir. Çin 1981’de bu sözleşmeyi imzalamıştır.
Bu sözleşmede “ Irk Ayrımcılığı” terimi, siyasi, ekonomi, sosyal, kültürel veya toplumsal yaşamın her hangi bir alanında, insan hakları ve temel özgürlüklerin tanınmasını, uygulanmasını, bu hak ve özgürlüklerden yararlanılmasını ortadan kaldırmak veya zayıflatmak amacına yada etkisine yönelik, ırk, renk, soy yada ulusal veya etnik kökene dayalı her türlü ayrım, dışlama, kısıtlama yada tercih anlamındadır.
Çin Komünist Partisi heyeti önümüzdeki Pazartesi günü birçok heyet üyesinin Uygur, Tibet, Moğol, insan hakları koruyan avukatlar ve geri gönderilen Kuzey Korelilerle ilgili sorularına yanıt vereceğini belirtti. Hong Kong ve Makao da bu uluslararası sözleşmenin uygulanması durumu da değerlendirilecektir.

yazar: Fangbing

kaynak: Amerika sesi, 2018-08-10
Kaynak: 联合国:近百万维吾尔人被秘密拘留 新疆成大规模拘留营

Yorum yaz